Lenfatik (akkan) sistemdeki bozukluktan dolayı dokulardaki lenf sıvısının boşaltılamaması sonucu dokularda birikmesi nedeniyle, ilgili vücut bölgesinin (genellikle bacaklar ve kollar) şişmesi olan lenfödemin ileri safhasıda fil hastalığı olarak bilinir
Gerçekte fil hastalığı (elefantiyazis), tropikal bölgelerde görülen bir asalak hastalığıdır. Parazitin bıraktığı kurtçukların lenf yollarını tıkaması sonucu bir ödem (lenfodema) meydana gelmekte, daha sonra bu ödeme, dokularda başlayan fibröz gelişme ve derideki hipertrofi eklenmektedir.
İki çeşit lenfödem vardır. Primer (birincil) lenfödem lenf sisteminin genetik olarak bozuk olmasından kaynaklanır (lenf damarları doğuştan az gelişmiştir veya hiç yoktur). Sekonder (ikincil) lenfödem ise lenf sisteminin cerrahi, radyasyon tedavisi, felç, enfeksiyon ve çeşitli iltihabi durumlar veya diğer bazı sebeplerle hasarlanmasından veya kesintiye uğramasından kaynaklanır.
LENFATİK SİSTEMİN İŞLEVİ ve LENF ÖDEM OLUŞUMU
Lenfatik sistem, dolaşım sisteminin iki ana bileşeni olan atardamar ve toplardamar sisteminden farklı olarak dokulardaki protein, su, ölü hücreler ve toksinler, ve bazı yağlardan oluşan lenf sıvısını taşır. Lenfatik sistem, doğuştan anormal olarak gelişmişse veya sonradan hasarlanırsa ve kesintiye uğrarsa proteinden zengin sıvı dokularda birikerek uzun süreli şişliğe neden olur. Tekrarlayan enfeksiyonlarda lenfatik sisteme ilave bir yük oluştururarak durumu daha da kötüleştirir.
Lenfödemin en sık karşılaşılan belirtisi tutulan bölgede gerginlik ve şişliktir. Bu bulgular genellikle taraflıdır ve asimetriktir. Lenfödemin belirtileri 3 evre halinde tedricen ilerler. Evre 1 geriye dönebilir lenfödemdir. Bu evrede şişmiş olan kol veya bacak basitçe yukarı kaldırmakla bir süre sonra genellikle ödem ortadan kalkar. Ayrıca deri üzerine bastırmakla çukur oluşur. Evre 2 kendiliğinden geri dönemeyen lenfödemdir. Bu evrede deride fibröz dokuda artış ve ilerleyici katılaşma vardır. Sık enfeksiyonlar ve şişlikte artma olabilir. Üzerine bastırıldığında deride çukur oluşmaz. Bu evrede ilgili uzvun basitçe yukarı kaldırılmasıyla ödem gerilemez. Evre 3 elefantiazis (fil hastalığı) olarak adlandırılır. Bu son evrede kol veya bacak bir sütun halini alır ve örneğin diz eklemi bacağın diğer kısımlarından ayırt edilemez. Derinin daha fazla katılaşmasıyla büyük deri katlantıları oluşur.
LENFÖDEMDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Günümüzde lenfödemi tamamen tedavi eden bir yöntem bulunmamaktadır. Ancak bazı tedavilerle lenfödemin ilerlemesi durdurulabilir veya geciktirilebilir. İleri evredeki lenfödemlerde nadiren ameliyat yapılabilir. Enfeksiyonlar, lenfödemin belirtilerini ağırlaştırabildiği için sık enfeksiyon gelişen hastalarda riski azaltmak amacıyla antibiyotikler kullanılabilir. Ayrca, dokularda aşırı biriken proteinin uzaklaştırılmasına yardımcı olarak ödemin çözülmesini kolaylaştıran çeşitli ilaçlar kullanılabilir.
Lenfödem tedavisinde en çok kabul gören yöntem kompleks fizik tedavidir (KFT). Bu tedavi 4 bileşenden oluşur. KFT’nin ilk bileşeni el masajı ile lenf sıvısının dokulardan uzaklaştırılmasıdır (manuel lenfatik drenaj=MLD). KFT’nin ikinci bileşeni kompresyon (dışarıdan basınç) tedavisidir ve özel bir basınçlı sargı veya varis çorabı uygulamasıyla lenf sıvısının dokuda yeniden birikmesi önlenir. KFT’nin son iki bileşeni ise titiz bir cilt bakımı ve eksersizlerdir. Günlük eksersizlerin amacı kas tonusunu iyileştirmek ve lenf akımına yardımcı olmaktır.
Diğer bir yöntem kol veya bacağın etrafını saran hava yastıklarının bir pompa aracılığıyla şişirilerek uygulanan pnömatik kompresyon tedavisinde, biriken lenf sıvısını, dışarıdan basınç uygulamak suretiyle dokulardan uzaklaştırıp dolaşıma katmak amaçlanmaktadır. Lenfödemin derecesi ilerledikçe pnömatik kompresyon tedavisine yanıt azalmaktadır. Bu yöntemin uygulanmaması gereken bazı durumlar vardır: iki taraflı mastektomi, primer lenfödem, kasıkta lenfödem olması vs.
Lenfödemde cerrahi tedavi yöntemleri:
1)Hacim küçültücü girişimler
2)Hem hacim küçültücü hem de lenfatiklerin drenajına yönelik girişimler
3)Lenfatiklerin drenajına yönelik girişimler.
Ameliyat, hafif ve orta derecede belirtileri olan lenfödemlerde uygulanan bir yöntem değildir. Cerrahi tedavi uygulaması zor ve tedavi başarısı her zaman yüz güldürücü değildir. Bu tedaviyi kullanan çok az merkez bulunmakta.
Tedavinin esas amacı fil hastalığı gelişmeden lenfödem tanısının konulup erken safhada tedaviye başlanmasıdır. Fil hastalığı oluştuktan sonra tedaviye alınan cevap oldukça düşüktür.
LENFÖDEMİN GÖRÜLME SIKLIĞI
Bütün dünyada 500 milyon lenfödem hastası olduğu tahmin edilmektedir. Primer lenfödem 6000’de bir görülür ve kadınlarda erkeklerden daha sıktır.